Yeni başlayan kursiyerlerin en sık sorduğu soru budur: benim ses tipim ne? Soru anlaşılırdır ama erken cevaplanması sakıncalıdır.
Bunun nedeni, ses aralığının teknikle birlikte değişmesidir. Henüz destek kurulmamış bir kursiyerin ulaşabildiği aralık, birkaç ay sonra belirgin biçimde genişler.
Erken konan bir etiket ise seçimleri daraltır. Kendini pes sesli sayan bir kursiyer tiz bölgeyi çalışmaz; tiz sayan biri alt bölgeyi ihmal eder.
İkinci sorun repertuvardır. Etikete göre seçilen şarkılar, kursiyerin gerçekte en rahat söylediği bölgeyi göz ardı edebilir.
Daha yararlı olan ölçüt şudur: hangi bölgede zorlanmadan, dinamik değiştirebilerek ve söz anlaşılır biçimde söyleyebiliyorsunuz? Bu bölge zamanla genişler ve şarkı seçimi buna göre yapılır. Popüler icrada zaten katı bir ses tipi sınıflandırması kullanılmaz; belirleyici olan tondur ve tonun taşıdığı karakterdir. Derslerimizde ses aralığı düzenli olarak yeniden ölçülür ve repertuvar buna göre güncellenir.