Çoğu kursiyer gün boyu hiç zorlanmadan konuşur ama şarkı söylemeye başladığında birkaç dakikada yorulur. Nedeni, iki eylemin farklı taleplerinde yatar.
Konuşmada perde aralığı dardır, notalar kısadır ve nefes cümlelerin arasında serbestçe alınır. Şarkıda ise perde aralığı geniştir, notalar uzun tutulur ve nefes noktaları önceden belirlenmiştir.
Bu üç fark, konuşmada gerekmeyen bir denetimi zorunlu kılar.
Yine de başlangıç noktası konuşma sesidir. Kursiyerin doğal konuşma sesi, hiçbir zorlama içermeyen bir referanstır ve şarkı sesi bunun üzerine kurulur.
Yaygın hata, şarkı söylerken bambaşka bir ses üretmeye çalışmaktır. Taklit edilen bir tını, kursiyerin kendi mekanizmasına uymadığında doğrudan gerginlik üretir.
Verimli bir başlangıç alıştırması, bir cümleyi önce konuşup sonra aynı rahatlıkla söylemektir. Aradaki fark hissedildiğinde çalışılacak yer bulunmuştur.
Bu köprü kurulduğunda teknik çalışma çok daha hızlı ilerler. Derslerimizde ilk aşama, kursiyerin kendi konuşma sesiyle şarkı sesi arasındaki bağı kurmasıdır.